Detaylı/Hızlı Arama
Giriş Sayfası Yap / Sık Kullanılanlara Ekle
 
Ana Sayfa
 
 
 
 
 
 
Sağlık Ansiklopedisi
 
 
 
 
 
Soru & Cevap Arşivi
 
 
 
 
 
Doktorumuza Sorun
 
 
 
 
 
Tıbbi Dosyalar
 
 
 
 
 
Hesaplayıcılar
 
 
 
 
 
Hastaneler
 
 
 
 
 
 
Nöbetçi Eczane
 
 
 
 
 
 
Kan Merkezleri
 
 
 
 
 
 
Site İçi Arama
 
 
 
 
 
 
İletişim
 
 
 
 
 
 


---------------
 
HEKİMONLİNE-XML



XML servisi için Lütfen Tıklayın


Sevdiklerimin ameliyatında elim titrer

Aile fertlerini ameliyat eden cerrahlar yaşadıkları heyecanı anlattı.
Hepsi dalında uzman 6 cerrah. Kimi oğlunu, kimi karısını, kimi yeğenini ameliyat etti. Onlar yakınlarına şifa vermekten mutlu olsa da bazı meslektaşları bunu etik açıdan onaylamıyor.

Cerrah, bir yakınını ameliyat ederse...

Tıp dünyası aileden birini neşter altına yatıran doktorları konuşuyor. Kimi onları haklı buluyor, kimi "Etik dışı" diyor.

Cerrahların, çocuklarını, eşlerini, anne babalarını veya en yakın akrabalarını ameliyat etmeleri doğru mu? Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Aydın Yücetürk'ün oğlu Baran'ı 14 kez ameliyat ederek sağlığına kavuşturması, tıp dünyasındaki tartışmaları da alevlendirdi. Doktorlar, yazılı olmayan etik kurallar yoluyla daha eğitim yıllarında 'Aman sakın, yakınlarınızı kendiniz ameliyat masasına yatırmayın" diye uyarılsa da hayat, çoğu zaman onların bu kuralı ezip geçmelerine neden oluyor. Tüm öğretilenlere karşın doktorların bir kısmı "En yakınımı başkalarına emanet edemem" diyor, bir kısmı "Bunu etik açıdan doğru bulmuyorum" diyerek, sevdiklerini başka cerrahlara teslim ediyor. İki tarafın da kendine göre gerekçeleri var. Yakınlarını kendileri ameliyat etmeyi tercih edenler, "Hastalarımıza karşı işin en iyisini yapıyorsak bunu yakınımıza da yapmalıyız. Bu durumda dışarıda beklemek mümkün değildir. Ben yapılabileceğin en iyisinin yapıldığına nasıl emin olabilirim ki" diye gerekçelerini sıralıyor. Buna karşı çıkanlar ise gerekçelerini şöyle sıralıyor: "Ameliyat sırasında hiçbir teknik hata olmasa da sorun yaşayan doktor, büyük bir vicdan azabı çekebilir. Ameliyat sırasında mantıklı davranma yeteneğini kaybedebilir." Biz de yakınlarını ameliyat etme konusunda hiç tereddüt yaşamayan doktorlar ile konuya temkinli yaklaşan hatta karşı çıkan meslektaşları ile konuştuk...
Hastanın hiç farkı yok

Ameliyatların tek nedeni sadece sağlık değil. Onep Plastik Cerrahi Kliniği sahibi Prof. Dr. Onur Erol da eşine estetik ameliyat yapan doktorlardan. "Ben kendime ya da en yakınıma bu operasyonları yapamıyorsam, hastalarıma da yapmamalıyım" düşüncesiyle eşine yaptığı estetik müdahalenin son derece doğal olduğunu anlatan Prof. Dr. Erol, şunları söylüyor: "Biz ameliyathaneye girdiğimiz zaman tamamen operasyona konsantre oluyoruz. Bu sırada hastalarımız da zaten en yakınlarımız haline geliyor." Erol, eşine yaptığı müdahaleyi anlatırken de "Sezaryen nedeniyle karnı sarkmıştı onu düzelttik. Sonra göğüslerine de estetik yaptık" diyor.

Hepsi zaten akrabam gibi

Cerrahlar Türkiye'ye yeni gelen uygulamaları da yakınlarına yapmakta sakınca görmüyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu da, on yıl önce ilk lazer uygulamalarından birini eski eşi Alev Bahçecioğlu'na yapmış. Hastanın eşi ya da bir başkası olmasının fark etmediği görüşünde. Bahçecioğlu, "Benim için bütün hastalarım en yakın akrabalarım gibidir. Bu nedenle onlara yakınlarıma nasıl ihtimam gösteriyorsam, hastalara da aynı şekilde davranırım. Bence doktorun kendi yakınını ameliyat etmemesi etik değildir" diyerek konuya farklı bir bakış açısı getiriyor.


'İşimi başkasına bırakmam'

Clinica Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Tamer Haliloğlu, yaklaşık bir yıl önce yeğeninin boynundaki "zehirli tiroidi" kendisinin almayı tercih ettiğini anlatıyor. Daha önce babasını da ameliyat ettiğini belirten Tamer Haliloğlu, şöyle devam ediyor: "Bildiğim bir konuysa, ameliyat işini başka birine bırakmayı tercih etmem. Çünkü her şeyin kontrolüm altında gerçekleşmesini isterim. Buna ameliyat komplikasyon riski de dahildir. Komplikasyon olsa bile bu durumu ben kontrol etmek isterim." Haliloğlu, yabancı olduğu bir konuda ameliyathaneye bile girmediğini söyleyerek, meslektaşlarına asla müdahale etmediğini vurguluyor: "Çünkü bu stres düzeyini yükseltir. Zaten araştırmalar hekim yakınlarının ameliyatlarında komplikasyon oranının bir miktar fazla olduğunu gösteriyor." Dayısının ameliyat ettiği Arda Soykan da durumdan çok memnun. Ameliyat öncesi hiç tereddüt yaşamamış: "Hastalığımı öğrendikten sonra beni dayımın ameliyat etmesi kendimi güvende hissetmemi sağladı. Ayrıca stresimi de azalttı. Şimdi sağlığım çok iyi ve her şey yolunda."

Beklemek ceza gibi olurdu

11 yıl önce havuzda kaza geçiren oğlunu ameliyat eden ve 10 saat süren operasyonun ardından bacağının kesilmesini önleyen Anadolu Sağlık Merkezi Ortopedi ve Travmatoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Yücetürk'ün bu davranışı meslektaşlarını ikiye bölse de o tercihinden hiç şüphe duymuyor. "Tıp dünyası gerçi bunu pek etik bulmaz. Ama bu durumda ameliyathane dışında beklemek benim için en büyük cezalardan biri olurdu" diyen Yücetürk, bugüne kadar 200 el ve bacağı kesilmekten kurtardığına da dikkat çekiyor. Sağlığına kavuşmak için babası tarafından 14 kez ameliyat edilen Okan Yücetürk ise "Kazadan sonra kendime geldiğimde bana 'Baban gelecek' diyorlardı. Onun beni iyeleştireceğine emindim. Babalar herkes için özeldir ama benim için babam gerçek bir kahramandır" diyor. Yücetürk bu operasyonlardan sonra futbol oynamaya bile başladığını anlatıyor.

Torunlarını doğurttu

International Hospital Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Prof. Dr. Erdoğan Ertüngealp, 40 yıllık meslek hayatında 6 bine yakın doğum yaptırmış. "Ancak en zoru da torunlarımın doğumuydu" diyor. 12 yıl önce kızının doğumuna girdiğinde torunu Alara'yı ilk kucaklayan kişi olduğunu gülümseyerek anlatan, geçen hafta da gelininin oğlu Ermiş Alp'in doğumunu yaptıran Ertüngealp, şunları söylüyor: "Benim torunlarımı doğurtmam en doğrusu. Kızım da gelinim de sezaryenle doğum yaptı. İlk neşteri vurmakta insan zorlansa da sonrasında masadakinin kızınız ya da hastanız olması fark etmiyor."


Ana babaya göz ameliyatı

Çocuğu cerrah olan anne babalar da kendilerini büyük bir güvenle onların ellerine emanet ediyor. Acıbadem Hastanesi Göz Bölümü Başkanı Doç. Dr. Bozkurt Şener de anne ve babasının katarakt ameliyatını gerçekleştirmiş. Onları yeniden sağlıklarına kavuşturmuş. Anne ve babasını ameliyat etmeyi özellikle istediğini anlatan Şener, "Yakınlarım kim olursa olsun ben ameliyatlarını bizzat yapmak isterim. Ayda 300 katarakt ameliyatı yapıyorum. Bunlardan bir iki tanesinin yakınım olması benim için son derece doğaldır. Elimden gelenin en iyisini hastalara da, yakınlarıma da yapabilirim" diyor.

Meslektaşları Ne Dedi?

Doktorun duygusal yaklaşımı sorun olabilir
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erol Tavmergen, konuya çekimser yaklaşıyor. Meslektaşları olan kadın doğum doktorlarının, kendi yakınının doğumunu gerçekleştirmesini doğru bulmuyor: "Doktorluğu bir yana bırakıp, ameliyat sırasında masadaki yakınımızla empati kurarsak sorun çıkabilir. O sırada profesyonel düşünmekten bir anda vazgeçebilirsiniz. Bu nedenle eşimin doğumunu yaptırmayı bugüne kadar hiç düşünmedim. Bu bir mecburiyet değilse istemem de."

Bu yazılı olmayan bir kuraldır, uyarım
Kartal Devlet Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Şefi Prof. Dr. Ömer Doğan, cerrahların yakınlarını ameliyat etmesine karşı çıkıyor. Bunu savunanların fikrine katılmadığını vurgularken, kendi düşüncelerini de şöyle dile getiriyor: "Bu tıp dünyasında yazılı olmayan bir kuraldır. Ben de bu kurala uyarım. Yakınlarımdan birinin ameliyat olması gerekliyse bir arkadaşıma rica ederim. Kendi yakınını ameliyat eden kişileri ise son derece cesur bulurum. Ama bu konuda cesaret pek iyi bir şey değildir."

Yakın bir arkadaşıma emanet ederim
International Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Erhun Şerbetçi de acil durumlar hariç yakınlarını ameliyat etmekten yana değil. "Güvendiğim bir arkadaşımın ameliyat etmesini tercih ederim" diyen Şerbetçi, şöyle devam ediyor: "Gerekirse ben de yardımcı olarak ameliyata girerim. Ancak ameliyat zaten stresli bir durumdur. İnsanın birinci dereceden yakınlarına böyle bir işlem gerektiğinde bu stres düzeyi daha da artabilir. Doğrusu insanın ameliyatı yapması yerine ameliyata yardımcı olmasıdır."

SABAH
Esra Tüzün HABER MERKEZİ
| Bu hafta 40 kez okundu
| Arkadaşına Gönder | Sayfayı Yazdır | <<< Geri Dön
 
BÖLÜMLER Doktora Sor | Sağlık Ansiklopedisi | Soru-Cevap Arşivi | Downloads | Site içi Arama | Ana Sayfa